İngilizce mi Türkçe mi? Öğretim dili seçiminin gerçek maliyeti ve getirisi
Tercih listesini kurarken aynı bölümün bir üniversitede İngilizce, başka bir üniversitede Türkçe okutulduğunu görürsün. Hatta çoğu zaman aynı üniversitede aynı bölümün iki ayrı programı vardır: biri İngilizce, biri Türkçe. Bu ikisi kağıt üzerinde aynı diplomayı verir ama okurken yaşayacağın deneyim, harcayacağın süre ve mezuniyette elinde kalan avantaj birbirinden ayrışır. Bu yazıda öğretim dilini duygusal değil hesaplı bir kararla seçmen için farkları dürüstçe koyuyoruz.
Üç öğretim dili modelini tanı
Türkiye üniversitelerinde öğretim dili genellikle üç biçimde karşına çıkar. Programın hangisine girdiğini ÖSYM kılavuzunda ve üniversitenin kendi sayfasında açıkça görebilirsin; bu bilgi tercih kodunun yanında yazar.
- Yüzde yüz İngilizce: Derslerin neredeyse tamamı İngilizce verilir. Ders kitapları, sınavlar ve çoğu ödev de İngilizcedir.
- Yüzde otuz İngilizce: Derslerin bir bölümü İngilizce, kalanı Türkçe okutulur. Karma bir modeldir ve oran üniversiteden üniversiteye göre uygulanır.
- Türkçe: Öğretim tamamen Türkçedir. Bazı bölümlerde tek ya da birkaç ders yabancı dilde olabilir ama omurga Türkçedir.
Yüzde yüz ve yüzde otuz İngilizce programların çoğunda, bölüme başlamadan önce dil yeterliğini kanıtlaman beklenir. Bunu kanıtlayamazsan bir yıl hazırlık sınıfı okursun. Türkçe programlarda böyle bir zorunluluk genellikle yoktur. Kararın ilk büyük parçası işte bu hazırlık meselesidir.
Hazırlık sınıfı gerçeği
İngilizce ya da kısmen İngilizce bir programa yerleştiğinde, çoğu üniversitede yıl başında bir yeterlik sınavına girersin. Bu sınavı geçersen doğrudan birinci sınıfa başlarsın; geçemezsen bir yıl hazırlık okursun. Yani öğretim dili tercihi, bazen bölümüne bir yıl geç başlamak anlamına gelir. Bu bir yılı kayıp değil yatırım olarak görmek mümkün ama planlamana dahil etmen gerekir.
Hazırlık düzeni her kurumda aynı işlemez. Kimi üniversitede hazırlığı belirli bir sürede tamamlaman beklenir, kiminde başarısız olursan tekrar hakların ve bunların sonuçları farklı düzenlenir. Bazı okullarda hazırlığı geçememenin bölümle ilişiğe kadar uzanan sonuçları olabilirken, bazılarında daha esnek bir yol izlenir. Bu kurallar okuldan okula ve yıldan yıla değiştiği için, tercih ettiğin üniversitenin yabancı diller yüksekokulu yönetmeliğini kendi elinle okumadan varsayımda bulunma.
İpucu
Hazırlık sınıfını gözünde büyütme ama küçümseme de. Lisede dil temelin sağlamsa muafiyet sınavını ilk denemede geçme ihtimalin yüksektir ve hiç vakit kaybetmezsin. Temelin zayıfsa hazırlık, İngilizce eğitimin bütün yıllarını taşıyacak zemini kurduğu için aslında en değerli yılın olabilir.
Aynı bölüm, farklı sıralama
Aynı üniversitede aynı bölümün İngilizce ve Türkçe programları çoğu zaman farklı başarı sıralarından öğrenci alır. Genelde İngilizce program daha yukarıdan kapanır çünkü hem dil avantajı arayan öğrenciyi çeker hem de kontenjanı görece dardır. Ama bu her yerde ve her zaman böyle işlemez; kimi bölümde Türkçe program daha çok rağbet görebilir. Kesin yargı yerine veriye bakmak gerekir.
Bu yüzden iki programı yan yana koyup son yıllardaki kapanış sıralarına bakmak, aralarındaki mesafeyi gerçekçi görmenin tek yoludur. Puan yerine sıralamaya bakmanın nedenini sıralama mı puan mı rehberinde anlattık. İki programın sıralarını karşılaştırmak için ilgili bölüm sayfalarından ya da tek tek program sayfalarından yararlanabilir, aralarındaki farkı kendi sıranla ölçebilirsin.
Karar verirken şunu sor: aradaki sıralama farkı senin için ulaşılabilir mi, yoksa İngilizce program uğruna daha iyi bir üniversiteden mi vazgeçiyorsun? Bazen bir alt üniversitenin İngilizce programı yerine, bir üst üniversitenin Türkçe programı çok daha mantıklıdır. Bunun tersi de doğru olabilir. Cevap tek başına dile değil, o dille birlikte gelen üniversitenin bütününe bağlıdır.
Yüzde otuz modelini de gözden kaçırma. Bu programlarda derslerin bir kısmı İngilizce okutulduğu için, tam İngilizce programın getirdiği dil ortamının bir bölümünü yakalarsın ama bilişsel yük daha yönetilebilir kalır. Hangi derslerin İngilizce, hangilerinin Türkçe olduğu üniversiteye göre değişir; bu yüzden sırf oranı bilmek yetmez, o oranın hangi derslere denk geldiğine de bakmak istersin. Alanının çekirdek derslerini hangi dilde okuyacağın, deneyimini belirleyen asıl etkendir.
İngilizce eğitimin getirisi ve zorluğu
Ne kazandırır?
İngilizce okumanın en somut getirisi, kaynağa doğrudan erişimdir. Birçok alanda güncel kitaplar, makaleler ve teknik dokümanlar önce İngilizce yayımlanır; sen bunları çeviri beklemeden okuyabilirsin. Dört yıl boyunca alanının dilini yaşayarak öğrenmek, mezuniyette ayrıca dil kursuna gitmekten çok daha kalıcı bir birikim bırakır. Yurt dışında yüksek lisans, değişim programı ya da uluslararası şirketlerde iş düşünüyorsan bu birikim başlı başına bir kapı açar.
Neyi zorlaştırır?
Öbür yandan teknik bir dersi yabancı dilde takip etmek, o dersi anadilinde takip etmekten daha yorucudur. Zaten yeni ve soyut bir kavramı öğrenirken, aynı anda onu yabancı bir dilde çözmek bilişsel yükü artırır. İlk yıllarda kavramı anlamakla dili anlamak birbirine karışabilir. Dil temelin yeterince güçlü değilse, bölümün özünü kaçırma riski doğar. Bu yüzden İngilizce program, dil zeminin sağlam olduğunda gerçek değerini verir.
Kendi dil seviyeni dürüstçe ölç
Karar vermeden önce kendi dil seviyene abartısız bak. Lisede İngilizce dersinden iyi not almak ile bir dersi baştan sona İngilizce takip edebilmek aynı şey değildir. Kendine küçük bir test yap: alanınla ilgili İngilizce bir tanıtım videosunu ya da giriş düzeyinde bir metni al, ne kadarını zorlanmadan anladığını gör. Çoğunu takip edebiliyorsan İngilizce program muhtemelen sana ağır gelmez. Çok zorlanıyorsan bu bir engel değil ama hazırlık yılına ve ilk sınıflarda ekstra çabaya hazırlıklı olmalısın.
Kimin için hangisi mantıklı?
Kesin bir reçete yok ama şu çerçeve çoğu adayın kararını netleştirir. Dil temeli iyi olan, alanının uluslararası tarafına ilgi duyan ve bir yıl hazırlığı yatırım olarak görebilen bir aday için İngilizce program güçlü bir seçimdir. Buna karşılık dili sıfırdan kurması gereken, bölümün kendisinde zaten zorlanmaktan çekinen ya da zaman kaybetmeden mezun olmayı önceleyen bir aday için Türkçe program daha sağlıklı ilerleyebilir. Yüzde otuz İngilizce ise ikisi arasında bir orta yol arayan için makul bir denge sunar.
Öğretim dili kararını yalnız başına verme; şehir, üniversitenin bütünü ve maliyet gibi etkenlerle birlikte tart. Devlet ve vakıf ayrımının bu karara nasıl karıştığını devlet mi vakıf mı rehberinde, şehrin ağırlığını ise şehir seçimi rehberinde bulabilirsin. Bütün bu parçaları bir araya getirip dengeli bir liste kurmayı tercih listesi nasıl hazırlanır rehberinde topladık.
Son olarak: öğretim dili, hazırlık düzeni ve muafiyet kuralları üniversitelerin kendi yönetmeliklerine bağlıdır ve zamanla değişebilir. Karar vermeden önce güncel ÖSYM kılavuzunu ve tercih ettiğin üniversitenin resmî sayfalarını mutlaka kontrol et. Rehber yol gösterir, bağlayıcı kaynak her zaman resmî belgedir.